
İsrail parlamentosunda kabul edilen idam yasasına ilişkin gelişmeleri derin bir endişeyle takip ediyoruz. Yaşam hakkı, evrensel insan haklarının en temel ve vazgeçilmez ilkesidir. Bu hakkın devlet eliyle geri dönülmez biçimde ortadan kaldırılmasına yol açan düzenlemeler, insan onuruna ve hukukun üstünlüğüne açık bir tehdit oluşturmaktadır.
Adalet, ancak tarafsız, bağımsız ve adil bir yargılama süreciyle sağlanabilir. İdam cezası ise telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurması nedeniyle, adil yargılama ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Yargı hatalarının varlığı tarihsel olarak defalarca kanıtlanmışken, böylesi bir cezanın uygulanması geri dönüşü olmayan adaletsizliklere kapı aralayacaktır.
Şiddetin hiçbir biçimini çözüm olarak görmüyor, aksine şiddeti kurumsallaştıran her türlü yaklaşımın toplumsal barışa zarar verdiğine inanıyoruz. Kalıcı güvenlik ve huzur ancak diyalog, hukuk ve insan haklarına saygı temelinde inşa edilebilir.
Bu doğrultuda, tüm tarafları uluslararası insan hakları standartlarına uygun davranmaya, yaşam hakkını korumaya ve adil yargılama ilkelerine bağlı kalmaya çağırıyoruz. İnsan onurunu merkeze alan, barışı ve hukuku önceleyen bir yaklaşımın benimsenmesi, hem bölgesel hem de küresel düzeyde daha adil bir gelecek için zorunludur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.





