
Kucaklaşmak, kelimelerin yetmediği yerde konuşan en yalın dildir. Ne bir tercümeye ihtiyaç duyar ne de uzun açıklamalara. İki insanın birbirine yaklaştığı o kısa anda; güven, şefkat, dayanışma ve anlayış sessizce yer değiştirir.
Dünya Kucaklaşma Günü, yalnızca fiziksel bir temasın hatırlatılması değildir. Aynı zamanda mesafelerin, önyargıların ve kırgınlıkların bir anlığına askıya alınabileceğini hatırlatır. Bir kucaklaşma; “yalnız değilsin”, “buradayım”, “seni görüyorum” demenin en sade yoludur.
Günlük hayatın hızında çoğu zaman durmayı unuturuz. Oysa kucaklaşmak, insanı ana sabitler. Kalp atışlarının birbirine yaklaştığı o kısa süre, insan olmanın ortak paydasını hissettirir. Kültürler, diller, düşünceler değişebilir; fakat bir kucaklaşmanın taşıdığı anlam evrenseldir.
Bugün, sevdiklerimize biraz daha yakın durmak için bir vesile. Söylenemeyenleri bedenin diliyle ifade etmek için küçük ama güçlü bir hatırlatma. Çünkü bazen dünyayı iyileştiren şey, büyük sözler değil; içten bir kucaklaşmadır.





